hafızanızı güçlendirin
Kim güçlü bir hafıza istemez ki! Aslında hafızamızı güçlendirmek biraz da bizim elimizde. Uzmanlar bunun için uygulaması basit önerileri sıralıyor.
İngiltere’de Guy’s Hastanesi ve Kings College Üniversitesi doktorları, beynin egzersiz, vitamin ve mineral içeren besin maddelerin ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, hafızayı kuvvetlendirmenin 10 yolunu şöyle sıraladı:
1. Soya: Soyadaki doğal östrojen hafızayı hem kuvvetlendiriyor hem kıvraklaştırıyor.
2. Hafıza mineralleri: Vücutta demir ve çinko azlığı, belleği zayıflatıyor, çünkü azalan hemoglobin nedeniyle beyne yeterince oksijen taşınmıyor.
3. Kahve: Kafein zihin performansını, hafıza ve konsantrasyonu artırıyor.
4. Zihin egzersizi: Zihnini aktif tutanlarda bellek daha kuvvetli.
5. Vücut egzersizi: Haftada üç kez yarım saatlik egzersiz, hafızayı zayıflatan stresi azaltıyor.
6. Sakız çiğnemek: Sakız çiğnerken beynin ‘hippocampus’ bölümü daha iyi çalışıyor.
7. Biloba: Aynı adlı ağaçtan elde edilen madde, damarları açıp beyne daha fazla oksijen taşıyor.
8. Yağlı balık eti: Haftada üç kez yağlı balık veya üç gün 330 mg. balık yağı hapı, hafızayı güçlendirecek ‘Omega 3’ yağ asitlerini almanız için yeterli.
9. Adaçayı: Zihin yorgunluğu için en iyi çare. Adaçayı familyasından limonun yağından elde edilen esansın da konsantrasyonu arttırdığı keşfedilmiş.
10. B vitamini: Beyni serbest radikallerden koruyup beyne daha fazla oksijen gelmesini sağladığı için Niacin, B3, B13 vitaminleri bellek için çok önemli.
HAFIZA KONTROLÜ İÇİN BUNLAR GEREKLİ
+ Unutmanın normal olduğunu kabul edin. Gençken de birçok şey unutuluyor.
+İşitmenizi kontrol ettirin. Belki de yeterince iyi duymadığınız için hatırlayamıyorsunuz. Hatırlama yeteneğinizde belirgin bir düşüş olduğunu hissediyorsanız doktorunuzla görüşün.
+ Troit bezi hastalığı, östrojen hormonu azalması, bunaltı, stres, yorgunluk, depresyon, bazı ilaçlar (uyku verici ilaçlar, antidepresanlar, lityum, antihistaminikler, sibutramin ve amfetamin içeren zayıflama ilaçları) ve yoğun alkol kullanımı unutkanlığa yol açabilir; dikkate alın.
+ Yabancı dilde yeni kelimeler, yeni markalar, yeni telefon numaraları, yeni adresler ezberleyin. Şiirleri, atasözlerini aklınızda tutmaya gayret edin. En sevdiğinizden başlarsanız işiniz daha kolay olacak.
+ Zihninizde hatırlamak istediğiniz cisimlerin, kişilerin, yer ya da sayıların bir resmini yapın.
+ Konsantre olmak istediğinizde dikkatinizi dağıtacak gürültüleri ortadan kaldırın. Bir konuşma sırasında aklınızda tutmak istediğiniz bilgiyi tekrar edin.
Liste yapın ve hatırlamak istediğiniz şeyleri takvim üzerine yazın, sık sık bu listelere bakın.
kaynagını bilmiyorum harddiskimde doc şeklindeydi
bi de hafızayi diri tutma için 10 yöntem.doc var:
Ters el alıştırması
Sağ eliniz yerine biraz da sol elinizi kullanmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın, kalemi ters elinizle tutun gibi... Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.
Polisiye alıştırması
“Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?” gibi, genellikle polisiye romanlarında sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz.
Ressam alıştırması
Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.
Çocuk oyunu alıştırması
İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini artırırsınız. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, hafızanız her zaman canlı kalır.
Harf alıştırması
Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Mesela, çift ‘t’ ve ‘m’lerin üzerini işaretleyin. Böylelikle konsantrasyonunuzun ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Bu, zihnin canlanmasını artırır.
Yürüyüş alıştırması
Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.
Ajan alıştırması
Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece hem kelime hazinenizi geliştirir hem de beyninizi canlandırırsınız.
Resim alıştırması
Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine mum, kaktüs, yonca gibi semboller çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı kolay başarırsınız.
Otobiyografi alıştırması
Düşünün ki, hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe, gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızı, tipini, sınıfınızın düzenini hatırlamanız gerekiyor. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.
Hipnoz alıştırması
Özellikle stresli anlarınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok edersiniz. Mesela, “Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim” cümlesini tekrarlayabilirsiniz.
bu da harddiskimdeydi kaynagını bilmiyorum.
paylaştığım için yanlış mı yaptım acaba?
İSTANBUL'UN kültür yaşamına birbirinden güzel eserler kazandıran Cengiz Özdemir, 2006'nın son yazılarından birini şöyle bitirir:" Önce Sunay Akın'a, sonra size duyurayım ki, Yusuf Beyazıt'tan bu müjdeyi de aldım. Ben de size müjdeleyeyim. O mürekkep kabı da, kalem de yerine konulacak!" Yusuf Beyazıt Vakıflar Genel Müdürü... Ama, merak ettiğinizin mürekkep kabı ve kaleminin öyküsü olduğunu biliyorum. Bunun için de sizleri tarihin derinliklerine davet ediyorum... Eskiye, çok eskiye gidiyoruz... Yıl, 1544... Dönemin defterdarı Nazlı Mahmut Efendi, Haliç'in kıyısına bir cami yaptırmaya karar verir. Eyüp semtinin girişinde bulunan bu cami dünyanın en önemli, en güzel ve en özel tapınağıdır!.. Defterdar Camii, uygarlık denilen, aydınlanma denilen satranç oyununun en güçlü taşlarından biridir. Elbette kıymetini bilene, zenginliğini görebilene!.. Her tapınağın en üst noktasında temsil ettiği dinin simgesi vardır. Bu bir kiliseyse çan kulesinde haç, sinagog ise davudi yıldız görülür... Bizim minarelerimizin ucunda ise hilal vardır. İşte, Nazlı Mahmut Efendi'nin yaptırdığı caminin ayrıcalığı da bu konudadır: Bu güzel insan, camisinin en üst noktasına İslam dininin sembolü olan hilali koydurtmaz!.. Evet, yanlış okumadınız, Defterdar Camii'nin aleminde hilal yoktur... Mahmut Efendi, hilal yerine o yılların yazı araç ve gereçleri olan hokka ve de kalem koydurtur!.. Bunun da anlamı şudur: Yeryüzünde en üst noktasına aydınlanmanın, öğrenmenin, gerçeğin izini sürmenin araçlarının konulduğu tek tapınağı biz yaptık! Ben size bir şey söyleyeyim mi; en üst noktasına yazı araç ve gereçlerinin konulduğu bu tapınak Fransa'da, İngiltere'de, İtalya'da ya da dünyanın bir başka ülkesinde olsaydı hepimiz bilirdik!?. Oysa haberimiz bile yok!.. Neden mi?.. Nedeni çok basit: Çünkü yaptıranın adı Mahmut, bu tarihi olayın yaşandığı kent ise İstanbul!.. Tarihi, aktüel olaylarla pişti oynamak için kullanmak yerine, geleceğimizi aydınlatacak ışığın kaynağı olarak görmeli ve o ışığı bir an önce karanlıkta duran insana vermeliyiz. Barbar, saldırgan, katliamcı bir kültür olarak gösterilmemizde en önemli paylardan biri de, tarihi bir satranç oyunu yerine dama olarak algılayışımız ve günlük olayların sığ sularına malzeme yapma alışkanlığımızdır. Günümüzün yazı araç ve gereçleri bilgisayar, klavye ve maustur... Bunları kucağınıza alıp, yapılmakta olan yeni bir caminin yanına gitsenize!.. Ve de sıkıysa, oradaki görevlilere minarenin üstüne hilal yerine bunları koymak istediğinizi söyleyin!.. Cengiz Özdemir'in müjdesi, 2006'nın son günlerindeki en önemli haberdir. Bizler, yarınımızı aydınlatacak olan zenginliğin hisse senetlerinde değil, hissi senetlerde olduğu gerçeğini kavramadıkça, daha çok köşeye sıkıştırılır, çözümü dama oyuncularında arama gafletine daha çok düşeriz. Mahmut Efendi'nin kalemi fırtınalı bir havada düşer ve kırılır... 1990'ların başında hokka yerinde durmaktaydı... Ama, o da fırtınalı bir havada hokkanın akıbetine uğrar... Hokka ve kalemin yerine konulacak olması, 2010 yılında Avrupa'nın kültür kentlerinden biri olan İstanbul için doğru bir başlangıçtır. Evet, o hokka ve kalemi büyük bir törenle yerine koymalı ve tüm dünyaya İstanbul'da 2010 yılında yapılacak kültür etkinliklerinin hazırlıklarını bu değerlere sahip çıkarak başlattığımızı duyurmalıyız. Unutmadan; Defterdar Camii'nin bahçesinde bulunan Mahmut Efendi'nin mezarı da bakımsız ve mezar taşı da kırıktır. Yılların yorgunluğunu taşıyan Defterdar Camii'nin de iyi bir bakıma ihtiyacı vardır. Ben, yıllarca bunu anlatır ve yazarım... Umudum sende Cengiz Özdemir!.. O hokka ve kalemi yerine koymaya senin kollarının uzunluğu yeter. Bunun için sana omuz vermek büyük bir onurdur benim için...
Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!
İşte size biyolojik yaşınızı hesaplama testi.