16 05 2007

Meyvelerin Gücü

Meyvelerin Gücü Adına Soframızdan eksik etmediğimiz meyveler tam bir sağlık ve enerji deposu. Yüksek tansiyondan kansızlığa, kolesterolden soğuk algınlığına, stresten sindirim ve solunum rahatsızlıklarına kadar birçok rahatsızlığa bire bir gelen meyveler. Hangi meyvenin hangi rahatsızlığa iyi geldiğini öğrenmek istiyorsanız bu sayfa tam size göre.       Armut Günde 3-4 tane armut yemek birçok sağlık sorununa iyi gelir.Yüksek tansiyonu olanlara çok faydalıdır. Ayrıca armut, A vitamini yönünden oldukça zengin bir meyve olan armut, böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar ve idrarı bollaştırır. Bu yüzden böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Hamile bayanlarda mide bulantısı ve kusmaları azaltır. Bunun yanında sinirleri yatıştırıcı, zihinsel yorgunluğu azaltıcı özelliği vardır. Kivi Son yıllarda ülkemizde de yetiştirilmeye başlanan kivi C vitamin deposudur. Bir adet kivide bulunan C vitamini günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızdan çok daha fazladır. Bu yüzden günde bir adet kivi yediğimizde başka C vitamini almamıza gerek yoktur. Bunun yanında kivinin sağlık açısından daha birçok faydası vardır. Kivi kolesterol seviyesini düşürür, kan basıncını ayarlayarak yüksek tansiyonu düşürür, göğüs kanserini önlemede faydalıdır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanı temizler, grip ve soğuk algınlığında tedavi edicidir. İncir (Yemiş) Çoğunlukla Ege ve Akdeniz' de yetişen incir, hem lezzetli bir meyve hem de sağlık açısından çok yararlı bir gıdadır. Hem taze hem de kuru tüketilen incir bağırsakları yumuşatarak kabızlığı giderir, sindirim sorunu olanlar için çok faydalıdır. Göğsü yumuşattığı için bronşit... Devamı

29 03 2007

GENÇ KALMANIN SIRLARI

GENÇ KALMANIN SIRLARI     Genç kalmanın sırları Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil! "Mutlu bir hayat daha uzundur..." Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller... Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun üzerinde en çok durduğu ve ısrarla vurguladığı kavramlar, sağlığa eşlik eden mutluluk, huzur ve dinginlik oldu... Belki temel bu ama daha pek çok şey var... Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, 'yaşama sanatı'ndan 'yaşlanma sanatı'na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak... 'Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor' diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve biz ne kadarına müdahale edebiliyoruz? Bilim ve teknolojik gelişmeler insan ömrüne ömür katıyor. Sadece antibiyotiklerin keşfi, ortalama insan ömründe 10-15 yıllık uzama yaptı. Aşılanmanın getirdiği koruyucu güç, bizim daha az hastalanmamızı sağladı. Son bir araştırmada statin grubu kolesterol ilaçlarının ortalama insan ömrüne ilavesinin 12 yıl civarında olduğu hesaplandı. Karaciğere verdiği zarar çözülürse statinler 10 yıl sonrasının Aspirin'leri olacak. Genetik bilimindeki gelişmelerle genetik mirasımızdan dolayı başımıza gelen sağlık olaylarının çoğunun ertelenm... Devamı

20 03 2007

Hastalık durumunda vucudumuzun verdiği sinyal

Hastalık durumunda vucudumuzun verdiği sinyal   Çatlayan dudak: B12 vitamini. Kırmızı cilt: B grubu vitaminleri. Kalçada sivilce: B vitaminleri ve E vitamini ile yağ asitleri. Az uzayan saç: Çinko. Kırmızı gözler: B 6 vitamini. Kırılan tırnak: Demir ve kalsiyum. Bacak uyuşması: Demir, B6 vitamini ve folik asit. Dişeti hastalığı: C vitamini. Müzmin yorgunluk: B grubu vitaminlerle C vitamini ve demir. Egzama: Çinko ve C vitamini. Ağızda aftlar: Demir ve folik asit. Regl öncesi şikayetler: Çinko eksikliğini gösterir.   alıntı Devamı

26 12 2006

VÜCUT TOKSİNLERDEN NASIL ARINDIRILIR

    Vücut toksinlerden nasıl arındırılır? Vücut toksinlerden nasıl arındırılır?Detoks bedende birikmiş olan toksinlerden arınma anlamını taşır. Bunun bir çok farklı yöntemi vardır. Bu yöntemler günümüz modern tıbbının da kabul ettiği insanın zihnen ve ruhen önemli oranda şifaya kavuşmasını sağlayan yöntemlerdir. Detoks son yıllarda oldukça popüler bir kelime olarak hayatımızdaki yerini her geçen gün kuvvetlendiriyor. Sadece beslenme alışkanlığında yapılan değişimler detoksu tarif etmek için yeterli değildir. Daha başka bir çok yöntem vardır. İnsan bedeninde birikmiş olan bu toksinler nasıl oluşur? Sigara dumanı vasıtasıyla aldığımız binlerce kanserojen madde, eksoz dumanları vasıtasıyla aldığımız kimyasallar, ilaçlarla aldığımız kimyasal maddeler, yanlış düşünme modelleri, yemeklerden aldığımız zehirli atıklar, bedenin kendisinin atmakla görevli olduğu fakat hareketsizliğe bağlı olarak atamadığı zehirli atıklar, cep telefonları vasıtasıyla bedenin olumsuz etkilenmesine bağlı olarak gelişmiş kimyasal maddelerden temizlenmektir. Nasıl ki bedenininizin dışındaki deri kısmını sürekli su ile temizliyorsanız bedenin iç kısmının da sürekli temizlenmesi gerekir.Su ana temizleyicidir.Yalnız suya ilave olarak yapılacak bazı bitki ve baharatlar, yemek yeme ve davranış değişiklikleri ile detoks bedenin en derin kısımlarına kadar temizlenip arınmayı sağlayacaktır.Buradaki en önemli temizlik başta karaciğer olmak üzere tüm kanımızdır.Dolaşım sistemimizdir... İnsanın kendi başına beslenmesi sayesinde yapacağı basit bir o kadar da etkili detoks tavsiyemiz aşağıdadır. Sabahları erken kalkılmalıdır.Güneş doğmadan...Güneş doğduktan sonra geç saatlerde yapılan kahvaltı ile detoks yapı... Devamı

01 11 2006

AĞRILARA KARŞI EGZERSİZ

        AĞRILARA KARŞI EGZERSİZ   Ağrılar hayatımızın bir parçası hâline geldi. Kimimiz bel, boyun, kimimiz baş ağrılarından şikâyet ediyoruz. Kimimiz de diyabet, şeker, böbrek yetmezliği gibi başka hastalıklardan kaynaklanan dinmek bilmeyen ağrılar yaşıyor. Ağrı, oluşturduğu psikolojik etkiler nedeniyle hayat standardını bir anda düşüren ve adeta ıstıraba dönüştüren bir durum. Peki ağrılardan kurtulmak için en iyi çarenin doğru egzersiz olduğunu biliyor musunuz?... Anadolu Sağlık Merkezi’nden Prof. Dr.Ayşen Yücel ağrı ile başetme yöntemlerini anlattı: AĞRILARI YOK EDEN EGSERSİZ - En rahat olduğunuz şekli alın, oturun veya sırt üstü yatın. Başlangıçta bu çalışmayı sırt üstü yatar durumda yapmanız sizin için daha kolay olacaktır. Yatar durumdayken kollarınızın iki yanda olmasına dikkat edin. Bacak bacak üstüne atmayın. Gözlerinizi kapatın. Daha önce öğrendiğiniz gibi derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve verin. İki yumruğunuzu da sıkın. İyice sıkın. Yumruklarınızın ve ellerinizin gerginliğini hissedin. Şimdi gevşetin. Bu gerginliğin yavaş yavaş ortadan kalktığını hissedin. Ellerinizin ne kadar gevşediğini hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın. - Sıra kollarınızı ve yumruklarınızı birlikte sıkmaya geldi. Başlayın ve iyice sıkın. Ellerinizdeki ve kollarınızdaki gerginliği hissedin. Şimdi serbest bırakın. Tamamen gevşek bırakın. Ne kadar gevşediğinizi hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın. - Sağ omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın, iyice kaldırın. Şimdi gerginliği hissedeceksiniz. Yavaş yavaş serbest bırakın. Tamamen gevşemesini sağlayın. Omzunuzdaki gevşemeyi hissedin. Şimdi sol omzunuza aynı şeyi yapacaksınız. Sol omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın. İyice kal... Devamı

27 10 2006

Kışın nasıl beslenmeliyiz?

Kışın nasıl beslenmeliyiz? Mevsim değişimlerinde bağışıklık sistemi zayıflıyor. Hastalıklara yakalanmamak ve kilo almamak için özel bir beslenme programı uygulanması öneriliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özlem Sert Aydın, kış mevsiminde nasıl bir beslenme programı izlemek gerektiğini anlattı. Nasıl daha dirençli olabiliriz? "Beslenme yaşam boyu önem verilmesi gereken bir konu ama bunun önemini hastalıklar ortaya çıkınca anlıyoruz. Kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle soğukalgınlığı, nezle, grip sıklıkla görülüyor. Yaz mevsiminden kışa geçişte bağışıklık sistemimiz yani vücudu dış etkenlere karşı koruyan yapı zayıflıyor. Bu nedenle kış aylarına girerken bağışıklık sistemimizin korunması, hastalıklara yakalanmamak ve vücudumuzun sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını sürdürmesi için kışa özel bir beslenme programı uygulamalıyız." Neler tüketilmeli? "Enfeksiyonlara yakalanmamak için vitamin ve minerallerden zengin beslenmeliyiz. Özellikle A, C, B6, E vitamini ve çinko, selenyum minerallerinden zengin olan kış sebzelerinden brokoli, lahana, brüksel lahanası, kırmızı lahana, karnabahar, havuç, marul, yeşil biber, roka, sarımsak, soğan ve meyvelerden portakal, mandalina, greyfurt, kivi, elmadan bir veya birkaçı günlük beslenmemizde yer almalı." Özel tüketilmesi gerekenler var mı? "Kış gecelerinde televizyon karşısında geçen zamanın da artmasıyla kişi daha fazla yeme isteği duyar. Yağlı, şekerli, hamurlu yiyecekler yerine taze sebze ve meyve tercih edilmeli. Güneş ışığını daha az almamız nedeniyle daha mutsuz oluruz, bu nedenle de kışa doğru depresyon vakaları artar. Sinir sistemimizin güçlenmesi için haftada en az iki kez balık tüketilmeli, günde 10-15 adet fındık veya badem ... Devamı

06 09 2006

TAŞ DEVRİ DİYETİ

                                                                           TAŞ  DEVRİ  DİYETİ     Felsefe: Taş devri 5-10 bin yıl önce bitmiştir. O zamandan bu zamana kadar genlerimizde çok az değişiklik olmasına rağmen çevresel şartlar ve özellikle de yiyeceklerimiz çok büyük oranda değişmiştir. Özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlanmış; buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olmuştur. Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değillerdir. Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk hali şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk , kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığa neden olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmak istiyorsak mümkün olduğunca 5-10 bin yıl önçesine benzeyen bir diyet uygulamalıyız. Genel ilke: Üç beyaz (tuz, şeker ve un) yasaktır ya da çok azaltılmalıdır. Her yiyecek doğadaki şekline en yakın olarak tüketilmelidir. Yasaklar haricinde yeme sınırı yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz. Çiğ yiyecekler toplam diyetin en az %... Devamı