02 03 2013

Bahar Aylarında Da Gribe Dikkat

Havalar güzelleşti güneş açtı diye kendimizi dışarı atarız . Havaların daha tam anlamıyla ısınmadığı dikkatimizden kaçar .Koşar eğleniriz . Üzerimize ince giyinip güneşin bizi aldatmasını umursamayız bahara yaza özlem bizi bu duruma düşürür . Bir de bağışıklık sistemimiz zayıfladı ise tamamdır eve geldikten sonra vücudumuzda bir kırıklık baş gösterir değme delikanlıları yatağa düşürür.   Kalabalık ortamlarda bulunanlar yüksek risk altındadır. Yuvaya giden çocuklar ilkokul öğrencileri Yaşlı ve bakım evi kalanlar ve çalışanlar ileri yaştaki insanlar Kalp ve hipertansiyon hastaları Kronik akciğer hastalığı olanlar Hastanelerde sağlık personeli Diyabeti olanlar (Şeker hastalığı) Böbrek hastalığı olanlar Hemoglobinopatiler denilen kan hastalığı grubundakiler Vücut bağışıklık sisteminda zaaf yaratan hastalığı bulunanlar (İmmünolojik hastalıklar) Grip Belirtileri Nelerdir ? Ani Başağrısı 38-39 C ateş Vücutta genel ağrı ve kırgınlık (Sırt, kol, bacaklarda olmak üzere) Yorgunluk Genelde kuru öksürük Bazen burun tıkanıklığı , hapşırma ve -Boğaz ağrısı Üşüme,titreme,terleme kaynak:hayatvesanat.net ... Devamı

21 02 2013

Erkan Topuz ve Kanserden Korunma Yolları

Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunmanin yollariErkan Topuz'dan onemli uyarilar Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunmanin yollarini anlatti. Iste o carpici bilgiler...Fox TV'Deki Dobra Dobra programina konuk olan Istanbul Universitesi Onkoloji Enstitusu Direktoru Prof. Dr. Erkan Topuz, yine onemli aciklamalar yapti.Zaman zaman televizyon ekranlarinda halki kanser konusunda bilgilendiren Erkan Topuz, bugunku canli yayinda da kanser hastalarina seslenerek umitlerini hic kaybetmemeleri gerektigini belirtti ve son donemde kanser alaninda tiptaki gelismeleri anlatti:"Hic bir zaman umitsiz olmayin. Ozellikle kadinlarda meme, yumurtalik, erkeklerde testis kanserleri icin de boyle. Mesela bobrek kanserlerinde hic umit yoktu eskiden. Simdi yeni bir ilac bulundu. Bobrek tumorlerinde sifa elde ediyoruz. Hem de hedefe yonelik sekilde. Karaciger kanserinde de yine bir ilac bulundu. Modern bir sekilde tedavi yapiyoruz. Her kanser turunde buyuk gelisme var. Beyin tumorlerinde bile...."Prof. Erkan Topuz, bu aciklamalardan sonra halkin modern tiptaki gelismeleri dikkate almalari gerektiginin altini cizdi ve su onemli uyariyi yapti: "Demek ki modern tippi hic bir zaman birakmiyoruz. Kocakari ilaclarinin, sahtekarlarin, sarlatanlarin kol gezdigi bir ortamda. Ben televizyona ciktigimdan beri biraz sustular. SAKIN INTERNET KANALIYLA ILAC ALMAYINIZ! Tarim Bakanligi'nin kontrolunden gecmis ilaclari alalim eczanelerden. Ortalik sahtekar kayniyor."ISTE PROF.DR.ERKAN TOPUZ'DAN CARPICI BILGILER VE UYARILAR SEKER KANSERIN EN SEVDIGI GIDADIR -2020 yilinda 20 milyon belki daha fazla kisi kansere yakalanacak. Cunku cilginca bir artis var. Amerika'da 550 ton bocek ilaci topraga dokulmekte. Her bir bebege senede 2,5 kilogram ziraat ilaci dusmekte. Turkiye'de bu daha bilincsiz kullaniliyor. Onun icin 'Biz niye kanser oluyoruz?' demeyin. Iste bunlardan dolayi oluyoruz. Bizim Karadeniz'de findik veya diger tarlalari acmak icin zehir dokuyorlar. Bu zehirler suya geciyor ve bizim ... Devamı

20 09 2012

Baş dönmesi ne zaman tehlikeli?

Baş dönmesi sık karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Bu tatsız ve bir o kadar da korkutucu problem farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor. En sık görülen nedeni orta-iç kulak bölgesindeki enfeksiyonlar. Özellikle iç kulağın virüs enfeksiyonları çok ciddi bir baş dönmesi sorunu yaratabiliyor. "Oturma pozisyonunda veya ayaktayken normal dengenin sağlanamaması hali" diye tanımlayabileceğimiz baş dönmesi ne iyi ki çoğu zaman önemsiz sebeplerle ortaya çıkıyor ve kısa sürede kendiliğinden düzeliyor.                                   NASIL OLUŞUR?          Seyrek de olsa, baş dönmesi bazen ciddi bir sebepten de kaynaklanabiliyor. Örneğin kan basıncındaki ani düşmelerde beyne yetersiz kan ve oksijen gitmesi sonucu baş dönmesi ortaya çıkıyor. Baş dönmesine neden olan diğer ciddi durumlar arasında kalp kapakçığı hastalıkları (Aort darlığı), kalp krizleri, şiddetli hipertansiyon atakları veya kritik düzeye inmiş kan basıncı durumları sayılabilir. Baş dönmesinin bir nedeni de içkulakta yer alan denge organının iyi çalışmamasıdır. Denge mekanizması, göz hareketlerini de kontrol ettiği için, vertigoda çevre dönüyormuş gibi de hissediliyor. Baş dönmesinin en sık görülen nedenleri arasında iç kulakta yerleşen virus enfeksiyonları gösteriliyor.   NEDENLERİ ÇOK FARKLI   Baş dönmesinin pek çok sebebi var ama en sık görülenleri şunlar:    •  Şiddetli ağrılar  •  Sık ve derin solunum yapılması  •  Baş ağrısı... Devamı

21 08 2012

Mehmet Öz'ün Mutfaktaki Sırları

  Mutfağımı, ecza dolabımı ve hatta yatak odamı ziyaret ederek her gün ben ve ailemin sağlığımızı korumak ve daha uzun yaşamak için uyguladığımız küçük sırları ve sürprizleri öğreneceksiniz. Siz de evinizde aynı şeyleri yapmak için okumaya devam edin. Mutfağım Mutfak bana göre, evimin kalbi ve ruhudur. İşte sağlığınızı korumak için öğrenmeniz gereken mutfak sırları... Mutfak sırrı 1: Kuru vişne Mutfak dolabımda bulacağınız ilk şey kurutulmuş vişnedir. Hem de fazlasıyla! Kiraz da sağlık için oldukça yararlıdır ancak vişne anti inflamatuar özellikleri sayesinde kas ağrısını azalttığı ve kalp hastalığıyla savaştığı kanıtlanan antioksidan bakımından oldukça zengindir. Beynin salgıladığı, uyku döngümüzü düzenleyen bir hormon olan melatonin içerdiğinden geceleri daha rahat uyumanıza bile yardımcı olabilir. Her gün, özellikle akşam yemeğinden sonra, düşük kalorili bir atıştırmalık olarak bir avuç kuru vişne tüketin. Mutfak sırrı 2: Soğan Kırmızı soğan, koroner arter hastalığının inflamatuar etkilerini azaltan antioksidanlar olan polifenoller bakımından zengin olduğundan kalp hastalığı riskinizi azaltabilir. Gerçek şu ki, soğandaki toplam polifenol içeriği domates, havuç ve kırmızı dolmalık biberdekinden daha fazladır. Soğanın faydalarını çoğaltmak için serin ve kuru ortamda saklayın. Soyarken de sadece ince, ‘kağıdımsı’ dış yüzeyini soymaya dikkat edin. Geriye kalan dış katmanlar öğünlerinize mutlaka dahil etmek isteyeceğiniz kalp dostu flavanoid zenginidir. Mutfak sırrı 3: Bulgur Pirinç veya kuskusa benzer tadı ama onlardan daha yüksek besin değerine sahip olan bulgurdan harika yemekler yapabilirsiniz. Sadece 180 gram bulgur, ihtiyacınız olan günlük lif ihtiyacınızın yüzde 33’&uum... Devamı

06 07 2012

Midesinde Ağrı Hissedenler İçin

Mide ağrılarının en başlıca sebebi stres Mide uyarılmasına karşı en iyi sonucu, doğal tedavi ve rahatlamadan oluşan bir kombinasyon sağlıyor. Yoga ve kişisel egzersizler stresi azaltıyor. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanlarla 'içinizi dökmek' anlamında yapacağınız konuşmalar rahatlamanızı sağlıyor. Sıcak kompresler veya bitki özlü banyolar sancılarınızı hafifletiyor. Ilık olarak içeceğiniz bitkisel çaylar da midenizi dinlendiriyor. Yemek yerken gün içerisinde sık ama küçük porsiyonlar yemeye özen gösterin. Çok yağlı ve baharatlı yemeklerden kaçının. Ve sık sık kendinize biraz zaman ayırıp hayal alemine dalın. Doğal rahatlama yöntemleri Büyükannemizin ecza dolabından Midenizde basınç hissettiğinizde bir tatlı kaşığı kurutulmuş yulaf ezmesi çiğneyin. Gerilme hissettiğinizde yoğurda ufalanmış ketentohumu ekleyip yiyin. Mide yanmasında ise böğürtlenli meyve suyu için. Papatya özlü sıcak bir banyo da iyi gelecektir. Doğal yardım   İster sinire dayalı ağrılar olsun, ister stresten kaynaklanan ya da ağır ve yağlı gıdalar tükettikten sonraki şikayetler olsun, midenizi derhal rahatlatacak birçok doğal yöntem bulunuyor. Konuyla ilgili doktorunuzdan bilgi almaya çalışın veya eczacınıza danışarak bilgi sahibi olun. Beslenme önerileri   Dengeli, vitamin açısından zengin bol sebzeli bir beslenme tarzı çok sağlıklı. Sarmısak şişkinliği önler, papaya veya rezene krampları hafifletir ve hazmetmeyi kolaylaştırır. Ayrıca yavaş yemek yemeyi ve iyice çiğnemeyi unutmayın. Güneşi hayatınızdan eksik etmeyin Kendi kendinizi tedavi etmeniz de mümkün. Stresten kurtulmak için gözlerinizi kapayın ve güneşin altında yattığınızı hayal edin. Ardından ellerinizi yavaşça karnınızın üzerine koyun ve g... Devamı

04 07 2012

Göbek Düşmesi

Tıpta çözümü bulunamayan göbek düşmesi ani karın ağrısı ile başlıyor Bu rahatsızlık kesinlikle hafife alınmaması gereken bir durumdur. en büyük nedeni ani bir şekilde ağır bir şeyi kaldırmaktır. Belirtileri: iğrenç bir mide ağrısı, yenilen herşeyden sonra kusma, ağır ishal ( ki rahatsızlanan kişiler çoğunlukla ishal olduklarını dşünürler ) ve müthiş halsizliktir.   Çaresi: 1.Raharsıslık geldiğinde öncelikle  tenis topu büyüklğünde dolanmış bez parçasını göbeğe yerleştirip yere yüzüstü yatılır bir müddet böyle beklenir göbeğin tışı hissediğilde kalkılır 2.Rahatsız olan kişi sırt üstü yere yatar. Çok sıcak değil, ama soğuk da olmayan bir tas suya, sabun değdirilir ve karın kısmına sürülür. ( bu işlem hem karnı ısıtmak hemde kayganlaştırmak içindir. ) Tedaviyi yapacak kişi sağ ve sol el parmakları birbirinin üstüne gelicek şekilde, eliyle kişinin göbeğinin sırası ile sağ - orta - sol kısımlarını sığar. ( kaygan göbeğin üzerine bastırarak aşağı doğru eli sürüme işlemi ) Bu işlem yapılırken, hem tedaviyi gören hem de tedaviyi uygulayan kişi, mideden gelen ve aşağı doğru inen sıvının seslerini guluk guluk şeklinde duyacaktır. bu işlem bir süre yapıldıktan sonra, bir bez, göbek deliğinin üzerine örtülür. tedavici kişi baş parmağını bez üzerinden göbek deliğinin içine sokar ve bir yöne çevirir. ( bez, mikrop kapmasını önlemek içindir. ) göbeğin bu işlemden sonra " tık " ettiği görülecektir. kişi 2 dakika daha o şekilde yatar ve ayağa kalkar, eski ağrısız hayatına döner.  tüm bu işlemin tamamı en fazla 10 dakika sürer ve kesinlikle acısızdır. yaratacağı en fazla etki gıdıklanmakır. bu işleme halk arasıda... Devamı

20 05 2012

Mide Ülseri

Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin büyük abdestleri katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. - Tedavi süresince istirahat edin. - Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin. - Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın. - Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın. - Diş sağlığına önem verin. - Süt ve s&... Devamı

04 04 2007

Ağız ve Diş Sağlığında Vitaminler

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINDA VİTAMİNLER Beslenme diş sağlığı ve güzelliği ile doğrudan ilişkilidir. Bunun nedeni hem beslenmenin ağız ve diş yoluyla yapılması, hem de beslenme sayesinde hücre dokularının sağlıklı olmasına neden olan besinlerin alınmasıdır.   İnsanların sağlıklı yaşamaları büyümeleri ve çoğalmaları için gerekli sentezleri organizmada yapılmayan, dışarıdan eser miktarda alınması gereken organik bileşiklere vitamin adı verilir. İnsanda vitamin eksiklikleri yetersiz alış, barsak absorbsiyonunundaki bozukluk yada alışa oranla ihtiyacın artması sonucu meydana gelmektedir. Vitaminler yağda ve suda eriyenler olarak ikiye ayrılır; A VİTAMİNİ: Yağda erir. Şalgam, ıspanak ve karnabahar gibi bitkilerin yeşil pigmentlerinde bulunur. A Vitaminin eksikliği osteoblast ve odontoblast aktivitesini azaltarak kemik ve diş büyümesini yavaşladır. Ağız kavitesi ve mukozasında keratinizasyon görülür. Tükrük sekresyonu azalır veya tamamen ortadan kalkar. Ağız kuruluğu sonucunda diş etleri ve ağız mukozasında çatlamalar meydana gelir. Ağız sağlığına özen gösterilmediğinde mikroorganizmalar bu çatlaklara yerleşerek enfeksiyonlara neden olur. Bu nedenle ağız dokusunda meydana gelen iyileşmelerde gecikir. A Vitaminin eksikliğinde: Kollejen liflerde dejenerasyon meydana gelir ve periodontal aralık genişler. Yine bu vitaminin eksikliğinde hipersementoz ve diş sürmesinde gecikme meydana gelebilir   A Vitamininin fazlalığında: Hipervitaminozunda epitelde dejenerasyon, iyileşmede gecikme, osteoporosiz, alveol kemiğinde belirgin kemik rezorbsiyonları, deride pigmentasyon, soyulmalar ve kaşıntılar, menstürasyon bozuklukları meydana gelir. D VİTAMİNİ: Kemiğin normal mineralizasyonunu sağlar. Büyüme çağındaki çocuklarda, gebelerde ve emzikli kadınlarda vitamin D'nin günlük dozu... Devamı

03 04 2007

Diş Hassasiyeti Durumunda Ne Yapmalı

DİŞ HASSASİYETİ Dişlerde hassasiyet ne demektir? Sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağza alındığında dişlerde ani bir tepki oluşur; ağrı-sızı başlar. Bu ağrı keskin, ani ve derindir. Çürük ve eski dolgular dışında hassasiyet en çok dişeti çekilmesi ile açığa çıkan kök yüzeylerinden kaynaklanır. Normal olarak, dentin (dişin ikinci ve önemli bir tabakası) mine ve sement (kök yüzeyini kaplayan özel tabaka) ile çepeçevre kuşatılmıştır. Diş hassasiyetinin sebebi tam olarak anlaşılamamışsa da  hassasiyetin dişin sinirine mikron düzeyindeki kanalcıklar aracılığı ile iletildiği üzerinde duruluyor.         çekilen dişeti kök yüzeyinin sıcak, soğuk ve basınç etkilerine maruz kalmasına sebep olur. Açıkta kalan bu kanallar pulpaya ulaşır ve bu da ağrı hissedilmesine sebep olur.   Diş hassasiyetine sebep olan faktörler:   sert ve travmatik diş fırçalama (zamanla mine ve sementi aşındırır) dişeti çekilmesi dişeti hastalığı (şiş ve iltihaplı dişetleri de hassasiyete yol açar) kırık dişler diş gıcırdatma- sıkma plak birikimi   Hassasiyete karşı evde yapılabilecek birşey var mı? ağız hijyenine dikkat edilmeli. (dişlerinizin ve ağzınızın her noktasını dikkatlice temizlemelisiniz) yumuşak kıllı fırça kullanılabilir. (dişin sert tabakalarına daha az zarar verilmiş olur) özel diş macunu (düzenli kullanıldığında etkili sonuçlar alınabiliyor) alınan gıdalara dikkat edilmeli. (fazla asit içeren yiyeceklerin sık tüketilmesi sonucu mine tabakası çözünebilir) florlu diş bakım ürü... Devamı

01 04 2007

Sağlıklı dişeti nasıl olur ?

Aman arkadaşlar dişlerinize iyi bakın bu tavsiyeme uyun yoksa eziyetli günler başlıyor demektir     SAĞLIKLI DİŞETİ NASIL OLUR?     Portakal kabuğu görüntüsünde, açık pembe renk, Dişleri kök başlangıçlarında saran ve konturlarını takip eden muntazam bir dişeti sınırı, Kırmızılık, şişkinlik ya da enfeksiyonun olmaması, Normal fırçalama ve ip kullanımıyla kanamama, Herhangi bir rahatsızlık hissinin olmaması, Sağlam ve sert görüntülü diş etleri,     İLTİHAPLI DİŞETİ NASIL OLUR?   Kendiliğinden ya da fırça-diş ipi kullanırken dişetinde kanama, Dişetlerinde kırmızılık, şişlik ve düzensiz bir görünüm, Dişetlerine bastırılınca hafif bir ağrı, dişetinden sızan iltihap ve/veya o bölgedeki dişte hassasiyet, Dişetlerinde çekilme ve açığa çıkan kök yüzeylerinde hassasiyet, Dişeti kenarlarında diş taşları nedeniyle oluşan siyah alanlar, Dişlerde sallanma, uzama ve dişler arasında açılmalar, Ağzınızı kapattığınızda, kapanışınızdaki değişiklik hissi, İltihaba bağlı ağızda koku ve kötü tat, Kaşınma hissi (dişetlerinde) NELER DİŞETİ HASTALIĞINA SEBEP OLUR? Dişeti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır. Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500 milyon arasında bakteri bulunur. Bunun yanısıra aşağıdaki faktörler de dişeti sağlığınızı etkilemektedir. SİGARA Hepimizin bildiği gibi sigara kanser, akciğer, kalp hastalıkları gibi bir çok önemli rahatsızlıklara sebep... Devamı

20 03 2007

Hangi vitamin hangi yiyecekte bulunur

  V İ T A M İ N L E R A VİTAMİNİ Nerede Bulunur: Süt, tereyağı, beyaz peynir, ciğer,balık, yumurta,yeşil sebze, havuç. Neye Yarar: Gözlere, cilde, büyümeye ve gelişmeye yarar. Eksikse ne Olur: Kuru ve Pürüzlü Cilt,gece körlüğü ve körlük. D VİTAMİNİ Nerede bulunur: Süt, tereyağı, peynir, yumurta sarısı, karaciğer, balık yağı, balık. Neye yarar: Kemiklerdeki kalsiyum ve fosforu sağlar. Eksikse ne olur: Raşitizm (kemiklerin eğriliği), kemik erimesi (osteoporoz) ve kemik kırılması. E VİTAMİNİ Nerede Bulunur: Bitkisel yağlar,yeşil yapraklı sebzeler,buğday tohumu. Neye yarar: Hücrelerin korunmasına yarar. Antioksittir, vücut dokularını korur. Eksik ise ne olur: Pek çok hastalığa davet eder. Vücudun bağışlık sistemi çöker. K VİTAMİNİ Nerede Bulunur: Yeşil yapraklı sebzelerde,özellikle ıspanak ve lahanada bulunur. Neye yarar: Kanın pıhtılaştırmaya yarar.Hemofili hastalarının bol bol ıspanak ve lahana yemesi gerekir. Eksik ise ne olur: Pıhtılaşma sorunları sıkça yaşanır. C VİTAMİNİ Nerede bulunur: Yeşil sebze,narenciye (limon,portakal, greyfurt), çilek, domates, kivi, lahana, biber, kavun. Neye yarar: Hücrelerin korunmasında,demirin absorbe edilmesinde,grip ve nezleden korunmaya yarar. Eksikse ne olur: Mikroplu hastalıkların yaygınlaşması. B-1 VİTAMİNİ Nerede bulunur: Bira mayasında,tahıl,et,un,patates. Neye yarar: Sinir dokusunun korunmasında. Eksik ise ne olur: Halsizlik, iştahsızlık. B-2 VİTAMİNİ Nerede bulunur: Süt,yumurta,balık,et,tahıl,karaciğer. Neye yarar: Dokuları ve görme duyusunu korur. Eksik ise ne olur: Cilt yarası,ağlama hissi. PP VİTAMİNİ Nerede bulunur: Çeşitli etler, balıklar,karaciğer ve baklagiller. Neye yarar: Metabolizmanın yenilenmesine yarar. Eksik ise ne olur: Cüzzam,depresyon, iştahsızlık, zayıflık. B5 VİTAMİNİ Nered... Devamı

17 11 2006

Kalsiyum kemikler için gerekli

Kemikler için; Kalsiyum Kalsiyum, kemiklerimizin oluşumu ve sağlamlığı için gerekli minerallerden biridir. Vücut dengelemesi için de oldukça önemlidir... Kalsiyumun yüzde 98'i kemiklerde, yüzde 1'i dişlerimizde, yüzde 1'i ise kan dolaşımı ve yumuşak dokularda bulunmakta ve hayatımız için önemli rol oynamaktadır. Kalsiyumun vücudumuzda dengelenmesi çok önemlidir. Bu düzey diyetle dışarıdan alınarak veya kemikteki kalsiyum kullanılarak vücut tarafından dengelenmeye çalışılır. Diyetle yeterince kalsiyum alınmaması durumunda vücut otomatik olarak kemiklerde depolanan kalsiyumu kullanmaya başlar ve bu uzun süre devam eder. Eksilen kalsiyum yerine koyulmazsa kemikler güçsüzleşir ve kolay kırılır bir hal alır. Bu osteoporoz (kemik erimesi) hastalığının habercisidir. Yaşlanmaya karşı kemiklerin güçlenmesi, kanın pıhtılaşması, kasların gevşeyip kasılması, sağlıklı dişler, düzgün bir sinir iletimi, yüksek kan basıncına yardım için ve erken menopoz sendromunun kolaylaşması açısından kalsiyum önem arz etmektedir. Kalsiyum bakımından zengin besinleri şöyle sıralayabiliriz: Süt ve süt ürünleri (peynir, yoğurt gibi). Yeşil yapraklı sebzeler (karnabahar, brokoli gibi). Kurubaklagiller. Kurutulmuş meyveler, susam, fındık, pekmez. Limon, portakal, çilek gibi meyveler (orta derecede). Etler, diğer sebze ve meyveler (daha az derecede). ... Devamı

02 11 2006

HAYAT KURTARACAK 15 İPUCU

                           HAYATIMIZI KURTARACAK 15 İPUCU       Londra'daki King College Hastanesi Yaşlanma Bilimi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, vücudumuzun bize hayatımızı kurtaracak tam 15 ipucu verdiğini ortaya koydu. Sağlıklı yaşam konusunda birçok araştırmaya imzasını atan; Londra'daki King College Hastanesi Gerontoloji (yaşlanma bilimi) Enstitüsü'nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Wale, "Sadece parmaklarınızın uzunluğu bile sizin sağlığınız hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı sağlıyor aslında. Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz " diyor ve ekliyor: "Vücudunuz; siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor. "Prof. Wale'ye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Wale'nin "İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu" dediği test şöyle: 1.Tırnaklar : Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik yada; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir. 2. Nefeslerinizi sayın : Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz. 3. Gözler : Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamı... Devamı

25 10 2006

Hastalığını söyle kişiliğini öğren!

Hastalığını söyle kişiliğini öğren! Başbakan'ın hastalığı Shapiro'ya göre bakın kimlerin hastalığı? Hastalıkların aslında kişilerin duygu ve düşüncelerinin etkisiyle ortaya çıktığını savunan ABD'li sağlık terapisti Debbie Shapiro'ya göre, hastalıklar ruhun aynası. Başbakan'ın hastalığı Shapiro'ya göre bakın kimlerin hastalığı?ABD'de satışa sunulduğu günden bu yana büyük ilgi gören Debbie Shapiro'nun "Bedeninizi Dinleyin" isimli kitabı Türkiye'de Yakamoz Yayınları tarafından yayımlandı. Hastalıkların aslında kişilerin duygu ve düşüncelerinin etkisiyle ortaya çıktığını savunan Shapiro'ya göre, hastalıklar ruhun aynası. Shapiro'nun iddiasına göre bazı hastalıklar ve nedenleri şöyle: KALP KRİZİ: Hiçbir şey hissetmemek amacıyla kalbini bir kafese kapatan, geçmişteki acılara, sıkıntılara takılıp kalan, affetmeyi reddedenlerde görülür. Ayrıca, yaşamını askeri bir disiplin içinde programlayan, tamamen işe odaklanarak duygusal yönünü zayıflatan ve duygularını bastırmaya çalışanlar risk altındadır. YÜKSEK TANSİYON: Yüksek tansiyonlu kişiler, genellikle kendileriyle yüzleşmemek için, sürekli bir şeylerle uğraşan aşırı aktif insanlardır. Öfke, baskı, panik ve korku durumları etkili olur. DÜŞÜK TANSİYON: Yaşama korkusuz bir şekilde katılmaya direnmenin göstergesidir. Kişi hayatla yüzleşmeyi beceremez ve pes eder. KEPEK: Kişinin kendisini yeterince zeki ya da güvenilir bulmaması kepeğe yol açabilir. SAFRAKESESİ: Safra taşı, başkalarını mutlu etmeye çalışırken, kişinin kendisini ihmal etmesinden ve ihmal edilmiş hissetmesinden kaynaklanır. Başkalarına "Hayır" diyememe etkilidir. MİGREN: Kişinin yaşam gücünün azalması, hayata katılmaktan ka&cced... Devamı

16 10 2006

GRİPTEN KORUNMA YOLLARI

GRİP Grip deyip geçmeyin ;bu bılaşıcı hastalık bizi en çok mevsim değişimlerinde yakalar onuniçindir ki özellikle bu günlerde çok dikkatli olmalıyız   Uzmanlar, gripten korunmanın yolunu hastalığı iyi tanımaktan geçtiğini belirterek şu uyarılarda bulunuyorlar: Yaşlılar (65 yaş ve üzeri), çocuklar (6-23 ay), kronik kalp ve damar hastaları, astım ve kronik bronşit olanlar, kronik böbrek hastalığı olanlar, şeker hastaları, kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç alanlar ve gebeler riskli grup olarak tanımlanmaktadır. Özellikle bu grupta grip çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Grip virüsü çok kolay ve hızlı bulaşıyor. Öksürük ve hapşırık, hasta kişilerin eşyalarına veya hasta kişilere temas gribin başlıca bulaşma yolları. Grip hastalık belirtileri başlamadan 1 gün önce ve belirtiler başladıktan sonra 5 güne kadar bulaştırılır. Çocuklarda ise belirtiler başladıktan sonra 1 hafta veya daha uzun süre bulaştırıcılık devam eder. Yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları ve aşırı halsizlik nedeniyle 3-7 gün gibi bir süre yatak istirahatı gerekmektedir. Yaklaşık bir hafta içinde belirtiler kaybolmakta, ancak birkaç hafta halsizlik ve öksürük devam edebilmektedir. Dengeli beslenin: Vücudun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler yeterli olarak alınmazsa, vücut direnci düşer ve solunum organları mukozası da bu durumdan etkilenir. Yeterli miktarda su için: Solunum yollarının nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların etkisine karşı direnci sağlar. Bu bakımdan özellikle su içme ihtiyacının azaldığı kış mevsimi de dahil olmak üzere, her dönemde günde 8-10 bardak su içilmesi old... Devamı

14 09 2006

Sinir Sistemi

  Sinir Sistemi   akustik sinir İşitme siniri.   fasial sinir Yüz siniri, yedinci kafa çifti. frenik sinir Nervus Frenicus. Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran diafragmanın sinirine verilen addır. sinir bozukluğu Hayat şartlarından fazlasıyla etkilenenlerde görülebilen, esasta önemli bir kaynağı olmayan bir rahatsızlıktır. Devamlı olarak endişe içinde olmak şeklinde görülenine anksiete, ruhi ve bedeni bitkinlik şeklinde görülenine de depresyon adı verilir. Hasta hayattan zevk almaz, her zaman mutsuzdur, huzursuzdur, sinirlidir. Uykuları düzensizdir. Gerçekte bir hastalığı olmadığı halde çeşitli hastalıkların varlığından şikayet eder. Tedaviye hayatının iyi yanlarını görmeye alışmakla başlanır. sinirlenmekten kaçınmak, her kötü olayın iyi bir tarafı olduğunu görmeye alışmak, düzenli bir hayat sürmek gerekir. sinirsel ağrılar Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır. sinirsel hazımsızlık sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur. Hastanın... Devamı

12 09 2006

Kefir nedir

Kefir gençlik iksiri                                          Yıllardır methini duyduğum, tadını da oldukça merak ettiğim kefiri araştırdıkça karşıma çıkan bilgilere şaşırmadan edemedim. Orta Asya'da yaşayan hemen hemen herkesin hemfikir olduğu, uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı olan kefir, üzerinde uzun süre düşünülmesi ve araştırılması gereken, inanılmaz derecede lezzetli ve faydalı bir içecek. Dünyanın bir çok ülkesinde evlerde yapılıp içilen kefir, özellikle Rusya, Macaristan ve tüm Kuzey Avrupa ülkelerinde bol miktarda tüketilmektedir. Köken olarak bir Türk içeceği olmasına rağmen ülkemizde ise faydasını ve lezzetini bilen kişiler hariç pek tanınmamaktadır. Kefir, Türkiye'de ilk defa Altınkılıç firması tarafından üretilmeye başlanmıştır. Altınkılıç, şu anda Türkiye de Kefir üreten ilk ve tek firmadır. Böylesi faydalı bir içeceği piyasaya sunduğu için Altınkılıç firmasının sahibi Kemal Kılıç'ı tebrik ediyorum. KEFİR NEDİR? Kefir, kefir taneleri ile yapılan, sütün mayalandırılmasıyla elde edilen bir süt içeceğidir. Görünüşte koyu ayrana veya sulu yoğurda benzer. Hafif ekşimsi aroması vardır. Mucizevi sırları, içerdiği maya ve bakterilerde gizlidir.   Bu mucizeler fermantasyon sırasında oluşur.  Uzun ve sağlıklı yaşam için benzersiz bir süt ürünüdür. Dilden dile binlerce yıl anlatılanlar, kefiri adeta efsanevi bir içecek haline getirmiştir . Kefiri içerek hastalık ve rahatsızlıkları iyileşenlerin anlattığı mu... Devamı

02 09 2006

Hastalıklar

  karaciğer hastalıkları     karaciğer, diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. Yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir. karaciğerin görevi : - Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar. - Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. - Vücudun ısısını ayarlar. - Vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. - Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. Kan miktarını ayarlar. - Hormonların görevleri üzerinde etkili olur. karaciğer yukarıda belirtilen görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bunların en önemlileri, karaciğer yetersizliği, karaciğer iltihaplanması, karaciğer sirozu, safra kesesi iltihabı ve safra kesesi taşıdır. karaciğer Hastalıklarının Ortak Belirtileri : Hasta, sağ böğründe ağrı hisseder. Bağırsaklarında fazla miktarda gaz vardır. Karnı şişer, anüsten çıkan gaz pis kokar. Cilt rengi ve bazen de göz akı sararır.   Yüzünde ve ellerinde çil gibi lekeler görülür. Hazımsızlıktan şikayet eder. Sabahları dilinde pas ve ağzında acılık hisseder. Nefesi de kokar. Sabah saatlerinde ensede ağrı hisseder. Çarpıntı, iştahsızlık vardır. İdrarın rengi sabahları sarı ve koyu, daha sonraki saatlerde ise, duru ve açıktır. Sık sık idrara gider. Baldır kasları ağrır. El ve ayaklarında şişlik görülür. Geceleri uyumak istemez. Görme ve işitme duyguları da zayıflar. karaciğer şişmesi Herhangi bir karaciğer hastalığı sırasında, karaciğer hücrelerinin şişip, safra yollarını tıkanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıkktır. Tıp dil... Devamı

22 08 2006

Saf şekerin zararları

  Saf şekerden uzak durun       Çok konsantreli olan saf şeker tüketimi metabolizmada tamiri zor bozukluklara yol açıyor. Bu nedenle pasta, baklava, çikolata gibi tatlı yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekiyor Vücudumuz yakıt olarak karbonhidrat, protein ve yağları kullanır. Ancak en etkin yakıt olarak karbonhidratı tercih eder. Kalp hücreleri ve beyin karbonhidratlarla çalışır. Bu nedenle karbonhidratlara daha çok gereksinim duyarız. Alınan karbonhidrat yetersizse yağ ve protein yakıt olarak kullanılır. Vücutta karbonhidrat depoları normal düzeyin altına düştüğünde proteinlerin amino asitlerinden ve yağların gliserol bölümlerinden glikoz oluşturulabilir. Vücut proteinlerindeki aminoasitlerin yüzde 60'ı kolayca glikoza dönüştürülebilir. Hücrelerin karbonhidrat düzeyinin ve kan glikoz düzeyinin azalması bu işlevi başlatan iki temel uyarandır. Karbonhidratları doğal ya da yapay (işlenmiş, rafine) olarak tüketiriz. Doğal olanları sebze, meyve, baklagiller ve tahıllardan alırız. Bunlar sağlıklıdır ve metabolizmamızın önemli yapı taşıdır. Uzun zaman tok tutarlar, şişmanlatmazlar ve içerdikleri bol lif sayesinde bağırsakları temizlerler. Yapaysal karbonhidratlar özellikle rafine edilmiş besin maddelerinde bulunur. Beyaz un ürünleri (makarna, muhallebi, pastalar, beyaz ekmek vb.), beyaz pirinç, özellikle beyaz şeker bunların en önemlileridir. Saf şeker özellikle çok konsantrelidir. Karbonhidrat metabolizmasında tamiri zor bozukluklara yol açar. Elden geldiğince beyaz şeker ve pastalardan kaçınmalıdır. Çünkü şeker hücreler içinde oluşan ve hücre hormonu ... Devamı

22 08 2006

Saç bakımı

Kırlaşan saçlara bitkisel boya   Genellikle yaşlılığın en büyük belirtisi olarak görülen beyaz saçlar herkese rahatsızlık verir. Çözüm basittir; saçları boyamak.  Bu durumda kimyasal saç boyaları değil, bitkisel olanlar tercih edilmeli   Avrupa'da 18 yaş üzeri her üç kadından ve 40 yaş üzeri on erkekten biri saçını boyamaktadır. Bu kadar yaygın olan bir uygulama konusunu eleştirmenin güçlüğünün bilincindeyim.  Ancak bir tıp mensubu olarak işlemin sağlığa etkileri konusunda toplumu aydınlatmanın yararlı ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Saç boyamada oksidasyonla boya maddesi saça uygulanır. Boyanın saçtan çıkarılması olanaksızdır.  Eğer saçın eski rengine dönmek istenirse, saç uzadıkça kesilerek bu mümkündür. Saçın iç yapısına müdahale ederek saç rengini değiştiren tüm kimyasal maddelerin sağlık için sakıncaları vardır. Örneğin, saç boyalarındaki phenilendiamin (PDA), o-toluylendiamin, Resorcin, alpha naphthol; böbrek, karaciğer ve kalbe zarar vermektedir.  Kurşun asetat kanserojen ve aşırı toksiktir.  Danimarka'da yapılan bir araştırma, kuaförlerde  kanserin iki kat daha sık görüldüğünü ortaya  koymuştur. Bu bulguyu Amerika ve Almanya'da da  yapılan araştırmalar doğrulamıştır. Birkaç yıl önce de kimi kadınların ameliyatla alınmış  rahimlerinin iç dokusunda boya maddesi birikimi saptandığı basına manşet olmuştur. Boya maddesi idrarda da bulunmuştur.  Seçilen saç boya rengi ne kadar koyu ise kanser riski de o derece büyüktür. Amerika'da California Southern Üniversites... Devamı

22 08 2006

Saç bakımı

  Saç Bakımı Yüz derisinde olduğu gibi kafa derisinde ve saçlarda, bünye özelliklerine göre değişiklikler söz konusudur. Hemen hemen her iki kişiden birinin kafa derisindeki yağ bezleri normalden fazla yağ üretir. Sonuç, yağlı saçlar! Yüzünün derisi yağlı olanların genellikle kafa derisi de yağlıdır. Herkesin kafa derisinde kepeklenme olur; derinin kendini yenilemesinin bir sonucudur bu durum. Altında yeni deri oluştuğunda, eski deri canlılığını yitirir ve kepek halini alır. Bu kepeklenme ise, iki durumda problem haline gelir: Derinin fazla yağ üretimi nedeniyle kepekler bir kabuk gibi kafa derisine yapışır. Bu durumda saçların dip tarafı yağlı, öteki kısımları ise kurudur. Yağ bezlerinin az yağ üretmesi durumunda ise, kafa derisi kuru olduğu için kepekler etrafa uçuşur. Bu durumda, saçlar da genellikle cansız ve kırılgan olur. -Yağ şampuanı, kuru saçlar için 2 yemek kaşığı dolusu, susam yağı, bademyağı veya ayçiçeği yağı ve 3-4 yemek kaşığı dolusu nohut unu hazırlanır. Saçlar yıkanmadan önce, seçilen yağ ile masaj yapılır. Sonra, artan yağ ile nohut unu, belki biraz da sıcak su eklenerek, akışkan bir lapa haline getirilir. Bu lapa ile saçlar şampuanlanır ve iyice durulanır. -Lavanta şampuanı, tüm saç tipleri için 100 ml hazır bitkisel şampuana 4 damla lavanta ve 4 damla ökaliptus yağı eklenir ve çok iyi karıştırılır. -Limon şampuanı, yağlı saçlar için 5 yemek kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı yarım litre soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu arada, 1 limonun suyu sıkılır. Ayrıca 2 yumurta sarısı çalkalanır. Limon suyu, yumurta sarısı, 5 damla limo... Devamı